Diyetisyen gözüyle vitamin nedir, hangi vitamin çeşitleri mevcuttur, bu vitamin görevleri nelerdir ve hangi besinlerde hangi vitaminler bulunur konularında en bilimsel ve kapsamlı araştırmamızı mutlaka sonunda kadar okuyun. Sorularınız olursa, yazının altına yorum olarak bırakabilirsiniz.

Vitaminler vücudumuzun düzgün bir şekilde işlev göstermesi ve hastalıklarla mücadele edebilmesi için gereken besin ögeleridir. Vücudumuz vitamin üretemez, bu yüzden onları tükettiğimiz yiyeceklerden veya bazı durumlarda vitamin takviyesi olarak almamız gerekebilir. Bu yazıda yer alan vitamin çeşitleri ile ilgili içeriklere direk ulaşmak için:

Vücudumuzun sağlıklı bir şekilde çalışabilmesi için gerekli olan 13 vitamin bulunmaktadır. Tip olarak ise iki tip vitamin vardır: yağda eriyen ve suda eriyen vitaminler. Yağda çözünebilen vitaminler, yağ hücrelerimizde depolanır, dolayısıyla emilimleri için yağ gereklidir. Suda çözünebilen vitaminler vücutta depolanmaz; bu nedenle günlük olarak alınmaları gerekmektedir. Bu yazımızda vitamin çeşitleri, işlevleri ve kaynakları üzerine odaklanacağız.

Vitaminlerin Amacı

Vitaminler, her gün tüketmemiz gereken temel besin ögeleridir. Günlük ihtiyaçları karşılamak için, vitamin çeşitleri diyet aracılığıyla alınmalıdır.

> Ayrıca, Sağlıklı bir Diyet için En Temel Besin Grupları başlıklı yazımıza mutlaka göz atın.

Vitaminler vücudumuzda birçok farklı şekilde kullanılır. Vitaminler doğrudan bir enerji kaynağı olarak görev yapmazken, karbonhidrat ve yağ gibi besin maddelerinden enerji üreten enzimlere yardımcı olurlar.

Suda Eriyen Vitaminler

Bu vitaminler insan vücudu tarafından doğal olarak üretilmez ve depolanmaz. Bu vitaminleri içeren besin kaynaklarının düzenli olarak alınması gerekir. Suda eriyen vitamin türleri şunlardır: C vitamini, B grubu vitaminleri. Suda eriyen vitaminlerin fazlası vücuttan idrarla atılmaktadır. B12 vitamini, karaciğerde depolanabilen tek suda çözünen vitamindir.

Yağda Eriyen Vitaminler

Adından da anlaşılacağı gibi, yağda eriyen vitaminler, yağ dokusu yoluyla vücuda emilen bir vitamin türüdür. Yüksek yağlı besinler ile alındığında en iyi emilirler. Vücutta emildikten sonra, vücudun karaciğerinde ve yağ dokusunda depolanır. Dört çeşit yağda eriyen vitamin vardır: A vitamini, D vitamini, E vitamini, K vitamini.

Yağda çözünen vitaminler vücutta farklı işlevleri teşvik etmektedir. Bu vitaminler açısından eksikliği olan insanlar için vitamin takviyesi gerekebilir. Bununla birlikte, bu vitaminler vücutta depolandığı için toksisiteye ve istenmeyen reaksiyonlara yol açabileceği için insanların bu vitamin çeşitleri içeren takviyeleri alma konusunda dikkatli olması gerekmektedir. Yeterli ve dengeli bir diyete sahip sağlıklı bir insan, yağda eriyen vitaminleri yeterli düzeyde alabilir.

A Vitamini

A vitamini büyüme ve gelişme, görme, bağışıklık fonksiyonu ve üreme için gerekli olan temel bir vitamindir. Karaciğerde depolanan, yağda çözünen bir vitamin çeşididir. A vitamini görme fonksiyonlarının korunmasına yardımcı olur ve cildin, gözlerin ve bağışıklık sisteminin sağlıklı kalması için gereklidir.

> Tüm detaylara, A Vitamini Nedir? A Vitamini En Çok Hangi Besinlerde Bulunur? başlıklı yazımıza göz atabilirsiniz.

Aynı zamanda normal büyüme ve gelişmeyi destekler. İki tür A vitamini vardır: retinol ve beta-karoten. Retinol, kanda bulunan A vitamininin baskın, aktif formudur ve yağlı balık ve karaciğer gibi hayvansal besinlerde bulunur. Beta-karotenden dört kat daha verimli emilir. Meyve ve sebzelerde A vitamini öncüsü olarak da bilinen beta-karoten bulunur.

Kullanılmadan önce vücutta retinole dönüştürülmesi gereklidir. Karetonoidler antioksidandır, vücut tarafından ihtiyaç duyulduğunda A vitaminine dönüştürülür, dolayısıyla aşırı doz veya toksisite riski yoktur.

A Vitaminin Görevleri Nelerdir?

  • Normal büyüme, iskelet gelişimi, üreme, emzirme ve sinir sistemi için gereklidir.
  • Beta-karoten formundaki A vitamini, hücrelerde serbest radikallerin neden olduğu hasardan korunmaya yardımcı olan bir antioksidandır. Beta-karoten ayrıca bazı kanser türlerinin gelişmesinden de korunmaya yardımcı olabilir.
  • Meyve ve sebzelerden yeterli miktarda karotenoid alınması ile akciğer kanseri riski daha düşük olduğu bulunmuştur, ancak beta-karoten ve vitamin takviyelerinin kullanımı aynı sonuçları göstermemiştir.
  • Bir meta-analiz, bazı A vitamini türlerinin prostat kanserine karşı korunmaya yardımcı olabileceğini düşündürmektedir. Japonya’daki çalışmalar beta-karotenin kolon kanserini önlemeye yardımcı olabileceğini öne sürmüştür.
  • A vitamininin bir türevi olan retinoik asidin, diyabetli farelerde kan şekerini normalize ettiği bulunmuştur.
  • A vitamini, cilt ve saç dahil olmak üzere tüm vücut dokularının büyümesinde önemlidir. Cilt ve saçtaki nem düzeylerini korumaya yardımcı olan yağın sebum üretimine katkıda bulunur.

A Vitamini Gereksinimi

Alınması Gereken Miktar (mcg)/gün Üst Sınır (mcg/gün)
Erkekler 19 yaş ve üstü 900 3000
Kadınlar 19 yaş ve üstü 700 3000
Hamile kadınlar 19 yaş ve üstü 770 3000
Emziren Kadınlar 19 yaş ve üstü 1300 3000

A Vitamini Besin Kaynakları

En yüksek A vitamini kaynakları karaciğer, süt ürünleri ve balıktır. Karotenoidler koyu yeşil ve sarı, turuncu ve kırmızı sebzelerde ve meyvelerde yüksek miktarlarda bulunurlar. Meyve ve sebzeler için (aynı zamanda retinol aktivite eşdeğerleri / RAE olarak da bilinir) listelenen A vitamini miktarı, vücut karotenoidleri A Vitamini içine dönüştürdükten sonra mevcut olan A vitamini miktarıdır.

A Vitamini Eksikliği İçin Kimler Risk Altındadır?

Gebe kadınlar ve gelişmekte olan ülkelerdeki bireyler, gelişmekte olan ülkelerde bebekler ve çocuklar, erken doğan bebekler, kistik fibrozisli bireyler A vitamini eksikliği riski altındadır.

A Vitamini Eksiliğinde Neler Görülür?

A vitamini çok çeşitli vücut fonksiyonlarını etkilediğinden, eksikliği çeşitli sorunlara yol açabilir:

  • Gece körlüğü
  • Yüksek enfeksiyon riski
  • Foliküler hiperkeratoz (kuru, engebeli bir cilde yol açar.)
  • Doğurganlık sorunları
  • Çocuklarda büyümede gecikme

A Vitamini Toksisitesi

Sağlıklı ve dengeli bir diyet, takviyeye ihtiyaç duymadan yeterli A vitamini sağlamalıdır. A vitamininin aşırı alımı toksik olup hipervitaminoza neden olabilir. Hamile kadınlar, A vitaminini önerilenden daha fazla tüketmemelidir çünkü retinol, fetal deformiteler ile bağlantılıdır. Beta-karoten ve diğer karotenoidler retinol kadar toksik değildir, çünkü bunlar gerektiğinde sadece A vitaminine dönüştürülür.

Akne tedavisi için İzotretinoin veya Roaccutane kullananlar, çok fazla A vitamini tüketmemeye ve A vitamini takviyesinden kaçınmaya özen göstermelidir, çünkü bu ilaç bir A vitamini türevidir.

B1 Vitamini (Tiamin)

B vitaminleri vücuttaki birçok kimyasal reaksiyonun bir parçası olan suda çözünen bir grup vitamindir. B grubu vitaminlerinden biri olan tiaminin ana görevi, vücut hücrelerinin enerji üretmek için karbonhidratları kullanmasına yardımcı olmaktır. Karbonhidratların ana rolü, vücut, özellikle de beyin ve sinir sistemi için enerji sağlamaktır.

Tiamin ayrıca kas kasılmasında ve sinir sinyallerinin iletilmesinde de rol oynar. Tiamin, piruvat metabolizması ve glikoz metabolizması için gereklidir. Sinir, kas ve kalp fonksiyonlarında önemli bir rol oynar. B1 vitamini vücutta depo edilen bir vitamin olmadığı için günlük beslenme ile yeterli düzeyde alınması gereklidir.

B1 Vitamininin Görevleri Nelerdir?

  • B1 vitamini veya tiamin, sinir sistemi, beyin, kas, kalp, mide ve bağırsaklardaki komplikasyonları önlemeye yardımcı olur.
  • Ayrıca elektrolitlerin kas ve sinir hücrelerinin içine ve dışına geçişinde de rol oynar.

B1 Vitamininin Eksikliğinin Belirtileri Nelerdir?

  • B1 vitamini eksikliği, sıklıkla periferik sinirler kaybı ile seyreden bir durum olan beriberiye yol açar.
  • Ağırlık kaybı ve anoreksiya gelişebilir.
  • Konfüzyon ve kısa süreli hafıza kaybı dahil olmak üzere zihinsel sorunlar olabilir.
  • Kaslar zayıflayabilir ve örneğin kalp büyümesi gibi kardiyovasküler semptomlar oluşabilir.

B1 Vitamini Eksikliği İçin Kimler Risk Altındadır?

Kötü beslenme, kanser, hamilelik sırasında bulantı-kusma, bariatrik cerrahi ve hemodiyaliz hastaları B1 vitamini eksikliği riski altındadır. B1 vitamini eksikliği alkolik olan kişilerde de görülmektedir. Alkol, vücut tarafından besinlerdeki B1 vitaminin emilimini zorlaştırır. Alkolik bireyler, normalden daha yüksek miktarlarda B1 vitamini almadıkça, vücutta bu vitamininin yeterince emilimi olamaz.

Wernicke-Korsakoff sendromu kronik alkolizm olan insanları etkileyen bir hastalıktır. HIV gibi diğer hastalıklar da besin maddelerinin emilimini azaltabilir ve bu da B1 vitamini eksikliğine yol açabilir.

B1 Vitamini Gereksinimi Ne Kadardır?

Temel vitaminlerin günlük gereksinimini elde etmenin en iyi yolu, çeşitli besinler içeren dengeli bir diyet yemektir.

Alınması Gereken Miktar (mg)/gün Üst Sınır (mcg/gün)*
Erkekler 19 yaş ve üstü 1,2
Kadınlar 19 yaş ve üstü 1,1
Hamile kadınlar 19 yaş ve üstü 1,4
Emziren Kadınlar 19 yaş ve üstü 1,4

*Güvenli bir üst sınır belirtilmemiştir.

B1 Vitamininin Besin Kaynakları Nelerdir?

Tiaminin en zengin kaynakları bitki tohumları ve tahıllardır.

Besinler İçerdiği Miktar (mg/100 gr)
Buğday  0,35-0,57
Tam buğday unu  0,35-0,40
Bulgur  0,35-0,40
Makarna  0,10-0,13
Nohut  0,40-0,46
Ceviz içi  0,20-0,22
 Yumurta  0,13-0,15

B2 Vitamini (Riboflavin)

B2 vitamini suda çözünebilen bir B grubu vitaminidir. Bu da vücutta depolanmadığı anlamına gelir ve her gün riboflavin açısından zengin yiyecekler tüketilmelidir. Bu vitamin, iki ana koenzimin, flavin mononükleotidin (FMN) ve flavin adenin dinükleotidin (FAD) önemli bir bileşenidir. Bu koenzimler vücuttaki hücrelerin büyümesi, gelişimi ve işlevleri için önemlidir. Ayrıca tüketilen besinlerin ihtiyacımız olan enerjiye dönüşmesine yardımcı olurlar.

B2 Vitamininin Görevleri Nelerdir?

  • Vücut hücrelerinin enerji üretmek için yağ, protein ve karbonhidratları kullanmasına yardımcı olur.
  • B3 vitamini (Niasin) ve B6 vitamini (piridoksin) sentezine yardımcı olur.
  • Vücudun büyümesi ve kırmızı kan hücresi üretimi için önemlidir.

B2 Vitamini Eksikliğinin Belirtileri Nelerdir?

B2 Vitamini eksikliği yaygın bir durum değildir, çünkü bu vitamin birçok besin kaynağında bol miktarda bulunur. Şiddetli eksiklik belirtileri şunlardır:

  • Anemi
  • Ağız veya dudak yaraları
  • Cilt rahatsızlıkları
  • Boğaz ağrısı
  • Mukus zarlarının şişmesi
  • Büyüme geriliği

B2 Vitamini Gereksinimi Ne Kadardır?

Temel vitaminlerin günlük gereksinimini elde etmenin en iyi yolu, çeşitli besinler içeren dengeli bir diyettir.

Alınması Gereken Miktar (mg)/gün Üst Sınır (mcg/gün)*
Kadınlar 19 yaş ve üstü 1,1
Erkekler 19 yaş ve üstü 1,3
Hamile kadınlar 19 yaş ve üstü 1,4
Emziren Kadınlar 19 yaş ve üstü 1,6

*Üst sınır belirtilmemiştir.

B2 Vitamininin Besin Kaynakları Nelerdir?

En zengin kaynakları; et,yumurta ve süt gibi hayvansal protein kaynağı olan besinlerdir. Yeşil yapraklı sebzeler ve kuru baklagillerde iyi kaynaklarıdır.

Besinler İçerdiği Miktar (mg/100 gr)
Karaciğer  3,0
Böbrek 2,5
Et (orta yağlı) 0,2
Süt 0,2
Beyaz peynir 0,4
Yumurta 0,3
Kuru baklagiller 0,2
Yeşil yapraklı sebzeler 0,2

Riboflavin ışığa maruz kaldığında olumsuz etkilenmektedir. Riboflavin içeren besinler, ışığa maruz kalabileceği açık kaplarda saklanmamalıdır. 

B2 Vitamini Takviyesi

B2 vitamini, multivitamin / multimineral takviyelerinde, B-kompleks takviyelerinde ve sadece riboflavin içeren takviyelerde bulunur. Bazı takviyeler önerilen miktarlardan daha çok içermektedir, ancak vücutta bir seferde yaklaşık 27 mg’dan fazlası emilememektedir.

B2 Vitaminin Toksisitesi

B2 vitamini suda çözünen bir vitamin olduğundan, fazlası vücuttan idrar ile atılmaktadır. Bilinen bir zehirlenme durumu bildirilmemiştir.

B3 Vitamini (Niasin)

Niasin olarak da bilinen B3 vitamini suda çözünebilen bir B grubu vitaminidir. Bu da, niasinin vücutta depolanmadığı anlamına gelir. Her gün niasin bakımından zengin yiyecekler tüketilmelidir. Elzem aminoasit triptofan, niasin öncüsüdür; 60 mg triptofan yaklaşık 1 mg niasin verir. Diyet gereksinimleri bu nedenle kısmen triptofan alımına bağlıdır.

B3 Vitamininin Görevleri Nelerdir?

  • Niasin, vücudun enerji, yağ, protein ve karbonhidratlardan enerji üretmesine yardımcı olur.
  • Vücutta diğer B vitaminlerinin kullanımı ve DNA yapımına yardımcı olarak 200’ün üzerinde enzimin normal olarak çalışmasına yardımcı olur.
  • Sindirim sistemi, deri ve sinirlerin çalışmasına yardımcı olur.
  • Büyük dozlarda nikotinik asit (1,5-3 g / gün) kötü kolesterolü (LDL) etkili bir şekilde düşürdüğü ve iyi (HDL) kolesterolü yükselttiği bildirilmektedir. Ancak herhangi bir vitamin takviyesi almaya başlamadan önce her zaman bir sağlık uzmanına danışılmalıdır.

B3 Vitamininin Eksikliğinin Belirtileri Nelerdir?

Niasin eksikliği pellagraya neden olur. Sıklıkla mısırın başlıca enerji kaynağı olduğu popülasyonlarda görülür. Hala Çin, Afrika ve Hindistan’ın bazı bölgelerinde endemiktir. Semptomlar şunları içerir:

  • Sindirim problemleri
  • İltihaplı cilt
  • Güneşe maruz kalan bölgelerde gelişen pigmentli dermatit
  • Glossit, stomatit, vajinit, vertigo
  • Zihinsel bozukluk

B3 Vitamini Gereksinimi Ne Kadardır?

Alınması Gereken Miktar (NE/gün) Üst Sınır (mg/gün)
Kadınlar 19 yaş ve üstü 14 35
Erkekler 19 yaş ve üstü 16 35
Hamile kadınlar 19 yaş ve üstü 18 35
Emziren Kadınlar 19 yaş ve üstü 17 35

B3 Vitamininin Besin Kaynakları Nelerdir?

Etler ve zenginleştirilmiş tahıllar en zengin kaynaklarıdır. Bulgur ve kurubaklagiller niasin için kaynaklardır.

Besinler İçerdiği Miktar (mg/100 gr)
Kuru ekmek mayası  36,7
Karaciğer 13,0
Tavuk eti 9,0
Sığır eti (orta yağlı) 4,3
Kuru baklagiller 1,5-2,5
Bulgur 4,0-4,5

B3 Vitaminin Toksisitesi

Yüksek dozlarda B3 vitamini (35 mg/gün) toksisiteye neden olabilir:

  • Artan kan şekeri (glikoz) seviyesi
  • Karaciğer hasarı
  • Peptik ülserler
  • Deri döküntüleri

Normal dozlarda bile, yüz, boyun, kollar veya üst göğüste kızarıklık, kaşınma veya karıncalanma hissine neden olabilmektedir. Buna önlemek için, niasin alındığı anda sıcak içecek veya alkol içilmemelidir. Yeni nikotinik asit formları bu yan etkiyi azaltır.

B6 Vitamini

B6 vitamini suda çözünen ve piridoksin olarak da bilinen bir vitamindir. B6 vitamini, birçok besinde doğal olarak bulunmaktadır. Vücut metabolizmasında yer alan 100’den fazla enzim reaksiyonu için B6 vitamini gerekmektedir.

B6 Vitamininin Görevleri Nelerdir?

  • Vücutta, kaslardaki ve karaciğerdeki depolanmış enerji olan protein ve glikojeni yapmak ve kullanmak için B6 Vitamini kullanır.
  • B6 vitamini, kanda oksijen taşıyan hemoglobini oluşturmaya yardımcı olur.
  • Merkezi sinir sistemine yarar sağlayan B vitaminlerinden biridir. Nörotransmiterler serotonin ve norepinefrinin üretiminde ve miyelin oluşumunda rol oynar. Beyindeki nöron iletimi için gereklidir.
  • B6 vitamini ayrıca hamilelik ve bebeklik döneminde bağışıklık fonksiyonlarında ve beyin gelişiminde rol oynar.
  • Amerikan Journal of Clinical Nutrition’da yayınlanan bir çalışmada, yüksek B-6 vitamini konsantrasyonuna sahip kişilerde, bellek fonksiyonlarının ölçümünün daha iyi sonuçlar verdiği bulunmuştur.
  • Bazı bilim adamları, bazı B vitaminlerinin (folik asit, B12 vitamini ve B6 vitamini gibi) kandaki bir amino asit olan homosistein düzeylerini düşürerek kalp hastalığı riskini azaltabileceğini düşünmüşlerdir.
  • Kanda düşük düzeylerde B6 vitamini bulunan kişiler, kolorektal kanser gibi belirli kanser türlerinde daha yüksek risk taşıyabilir. Ancak bugüne kadar yapılan çalışmalar, B6 vitamini takviyelerinin kanserin önlenmesine yardımcı olabileceğini ya da bu hastalıktan ölme olasılığını azaltabileceğini göstermemiştir.
  • Premenstrüel sendrom için B6 vitamini almanın potansiyel faydalarından henüz emin değiller. Ancak bazı çalışmalar, B6 vitamini takviyelerinin, ruh hali, sinirlilik, unutkanlık, şişkinlik ve endişe gibi belirtileri azaltabileceğini göstermektedir.
  • Çeşitli çalışmaların sonuçlarına göre, Amerikan Kadın Hastalıkları ve Jinekologlar Kongresi (ACOG), hamilelik sırasında bulantı ve kusma tedavisi için B6 vitamini takviyesi alınmasını önermektedir.

B6 Vitamini Eksikliğinin Belirtileri Nelerdir?

Bireyde bağırsak emiliminin kötü olması veya östrojenler, kortikosteroidler, antikonvülsanlar ve diğer bazı ilaçların alınması durumunda eksikliği oluşabilir. Yeterli B6 vitamini almayan kişilerde;

  • Deride kaşıntılı döküntüler
  • Depresyon
  • Anemi
  • Ağız ve dil yaraları (ağız köşelerinde çatlaklar, şişmiş bir dil)
  • Zayıf bağışıklık sistemi
  • Ellerde ve ayaklarda karıncalanma, uyuşma ve ağrı ile birlikte periferik nöropati gibi çeşitli belirtiler ortaya çıkabilir.

B6 Vitamini Eksikliği İçin Kimler Risk Altındadır?

  • Böbrekleri sağlıklı şekilde çalışmayan bireyler,
  • Diyalizi giren bireyler ve böbrek nakli olan bireyler,
  • Bağışıklık sisteminin kendi sağlıklı dokularına yanlışlıkla saldırmasına neden olan otoimmün bozukluklara sahip olan bireyler,
  • Romatoid artrit, çölyak hastalığı, Crohn hastalığı, ülseratif kolit veya enflamatuar bağırsak hastalığı olan bireylerde,
  • Alkol bağımlılığı olan kişilerde bazen B6 vitamini seviyeleri düşük olabilmektedir.

B6 Vitamini Gereksinimi Ne Kadardır?

Alınması Gereken Miktar (mg/gün) Üst Sınır (mg/gün)
Erkekler ve Kadınlar 19-50 yaş 1,3 100
Kadınlar 51 yaş ve üstü 1,5 100
Erkekler 51 yaş ve üstü 1,7 100
Hamile kadınlar 19 yaş ve üstü 1,9 100
Emziren Kadınlar 19 yaş ve üstü 2,0 100

B6 Vitamini Besin Kaynakları

Besinler İçerdiği Miktar (mcg/100 gr)
İnek sütü 50-70
İnsan sütü 5-22
Et 300-400
Karaciğer 700-800
Pirinç 170-550
Bulgur 225-250
Tam buğday unu 300-350
Peynir 75-85
Balık 300-350
Yeşil yapraklı sebze 250-300

B6 Vitamini Toksisitesi

Tüketilen besinlerle B6 vitamini toksisitesine neden olmak zordur. Yüksek dozda takviye alımı ile ortaya çıkabilir. Toksisite belirtileri arasında ağrılı cilt yaralı, bulantı ve mide yanması bulunur. 200 mg / gün (yetişkinlerde) aşan dozlarla uzun süreli kullanım periferik nöropatilere ve ışığa hassasiyete neden olabilir. B6 vitamini için üst sınırlar yukarıda listelenmiştir. Bu seviyeler, bir doktorun bakımı altında tıbbi nedenlerle B6 vitamini alan kişiler için geçerli değildir.

B6 Vitamini Takviyesi

B6 vitamini, genellikle besin takviyelerinde piridoksin formunda bulunur. Çoğu multivitamin-mineral takviyesi B6 vitamini içerir. Sadece B6 vitamini veya B vitaminleri içeren B6 vitamini içeren besin takviyeleri de mevcuttur.

B12 Vitamini

B12 vitamini, diğer tüm B vitaminleri gibi suda çözünen bir vitamindir. B12 vitamini büyük ve yapısal olarak karmaşık bir vitamindir. Vücutta besinlerden alınan B12 vitamininin emilimi için iki adım gereklidir. İlk olarak, midedeki hidroklorik asit, B12 vitamini ile B12 vitamininin besine eklendiği proteini birbirinden ayırır. Daha sonra, B12 vitamini intrinsik faktör olarak adlandırılan mide tarafından yapılan bir protein ile birleşir ve vücut tarafından emilir.

B12 vitamini sadece hayvansal kaynaklı besinlerde ve takviye edilmiş besinlerde bulunur. Hayvansal besinleri tüketmeyen bireyler, B12 vitamini ile takviye edilmiş soya ürünleri gibi alternatifleri ihtiyaç duymaktadır. Yaşlı insanların ise %10 ile 30’unda B12 vitamini iyi emilememektedir.

B12 Vitaminin Görevleri Nelerdir?

  • B12 vitamini, beynin normal işlevi ve sinir sistemi için çok önemlidir.
  • Aynı zamanda kırmızı kan hücrelerinin oluşumunda rol oynar. İnsan vücudu her dakika milyonlarca kırmızı kan hücresi üretir. Bu hücreler, B12 vitamini olmadan düzgün bir şekilde çoğalamazlar. B12 vitamini düzeyleri çok düşük olduğunda kırmızı kan hücrelerinin üretimi azalır. Kırmızı kan hücresi sayısı düşerse anemi oluşabilir.
  • Genetik materyal olan DNA’nın oluşturulmasına ve düzenlemesine yardımcı olur.
  • Vücuttaki birçok hücrenin metabolizması B12 vitaminine bağlıdır.
  • Yağ asitleri sentezinde ve enerji üretiminde rol oynar.
  • B12 vitamini, vücutta folik asidin emilmesine yardımcı olur.

B12 Vitaminin Eksikliğinin Belirtileri Nelerdir?

B12 vitamini eksikliği nörolojik bozukluklara ve anemiye yol açabilir. Özellikle sinir sistemi ve beyin için geri dönüşümsüz ve potansiyel olarak ciddi hasarlara neden olabilmektedir. B12 vitamininin normalden biraz daha düşük seviyeleri bile depresyon, konfüzyon, hafızaya yönelik sorunlar ve yorgunluk gibi eksiklik belirtilerini tetikleyebilmektedir.

B12 yetersizliği sonucu gelişen aneminin en sık görülen semptomları ise yorgunluk, nefes darlığı ve düzensiz kalp atışıdır. Ancak, bu belirtiler tek başına B12 vitamini eksikliğini teşhis edecek kadar spesifik değildir.

B12 vitamini eksikliğinin diğer semptomları arasında kabızlık, iştahsızlık ve kilo kaybı sayılabilir. Ayrıca eksikliğinde bireyler enfeksiyonların etkilerine karşı daha duyarlı hale gelmektedir.

B12 Vitamini Eksikliği İçin Kimler Risk Altındadır?

  • Veganlar diyetleri hayvansal kaynaklı besinleri içermediğinden, B12 vitamini eksikliği riskiyle karşı karşıyadır. Gebelik ve emzirme, veganlarda eksikliği daha da kötüleştirebilir.
  • Birçok yaşlı yetişkinin midesinde besinlerde doğal olarak bulunan B12 vitamininin emilimi için gerekli olan hidroklorik asit düzeyi yeterli olmamaktadır. 50 yaşın üzerindeki çoğu insanda B12 vitaminin emilimi azalmaktadır.
  • Pernisiyöz anemi, kanı etkileyen bir otoimmün hastalıktır. Pernisiyöz anemisi olan kişilerde B12 vitamini eksikliği de olabilir. Bu bozukluğu olan hastalarda, vücutta B12 vitaminin emilmesini sağlayan bir protein olan yeterli intrinsik faktör yoktur.
  • Risk altındaki diğer gruplar arasında ince bağırsak problemleri olan kişiler, örneğin, ince bağırsağı cerrahi olarak kısaltılmış olan kişiler bulunur. Bu kişilerde B12 vitamini uygun şekilde emilmeyebilmektedir.
  • Gastrit, çölyak hastalığı ve enflamatuar barsak hastalığı gibi durumlarda eksikliğe yol açabilir, çünkü bu koşullar da besinlerin emiliminin azalmasına neden olur.
  • Metformin ilacı kullanan diyabetli, bireylerin B12 vitamini düzeylerini gözlemlemeleri önerilir. Metformin, B-12 vitamini emilimini azaltabilmektedir.

B12 Gereksinimi Ne Kadardır?

Alınması Gereken Miktar (mcg/gün) Üst Sınır (mg/gün)
Erkekler ve Kadınlar 19 yaş ve üzeri 2,4
Hamile kadınlar 19 yaş ve üstü 2,6
Emziren Kadınlar 19 yaş ve üstü 2,8

B12 Vitamininin Besin Kaynakları Nelerdir?

B-12 vitamini, balık, et, yumurta ve süt ürünleri gibi hayvansal besinlerde doğal olarak bulunmaktadır.

Besinler İçerdiği Miktar (mcg/100 gr)
Karaciğer 50-130
Böbrek 20-50
Et 2-8
Süt 0,1-0,6
Peynir 1,2-3,6
Yumurta Sarısı 1,0-1,2
Balık 2-8

B12 Vitamini Takviyesi

Hemen hemen tüm multivitamin takviyelerinde B12 vitamini bulunur. Sadece B12 vitamini içeren veya folik asitle veya diğer B vitaminleri ile birlikte bulunduğu vitamin takviyeleri de mevcuttur.  Takviyeler ağız yoluyla veya burun spreyi ile alınabilir. Bununla birlikte, oral takviyeler birçok durumunda eksikliklerin giderilmesinde tam olarak yardımcı olmayabilir. Bu durumlarda, B12 vitamini enjekte edilebilir. B12 vitamini takviyelerinin, dilaltı formları da mevcuttur.

Dilaltı formlarının ağız yoluyla alınan haplardan daha iyi emildiğine dair bir kanıt mevcut literatürde bulunmamaktadır. Veganlar, doğal olarak B12 içeren et ürünlerini beslenmelerinden çıkardığı için, eksikliğinden korunmak için, özellikle hamilelik sırasında ve emzirme döneminde vitamin takviyeleri alabilirler.

C Vitamini

Askorbik asit olarak da bilinen C vitamini, bazı besinlerde bulunan suda çözünen bir vitamindir. Vücutta C vitamini sentezlenmemekte ve C vitamini depolanmamaktadır. Bu nedenle, günlük diyetinizde bol miktarda C vitamini içeren yiyecekler bulundurmak önemlidir. Vücutta depolanmadığı için diyete her gün C vitamini açısından zengin besinler eklemeniz gerekmektedir. Vücutta, serbest radikallerin neden olduğu hasardan hücrelerin korunmasına yardımcı olan bir antioksidan görevi görmektedir. Serbest radikaller, vücudun yediğimiz tüketilen besinleri enerjiye dönüştürmesi sırasında oluşan bileşiklerdir. Ayrıca, sigara dumanı, hava kirliliği ve güneşten gelen ultraviyole ışık yoluyla da serbest radikallere maruz kalınmaktadır. Vücut ayrıca yaraların iyileşmesine yardımcı olmak için gerekli olan bir protein olan kollajenin sentezi için C vitaminine ihtiyaç duymaktadır. C vitamini bitkisel besinlerdeki demirin emilimini artırır ve bağışıklık sisteminin vücudu hastalıktan korumak için düzgün bir şekilde çalışmasına yardımcı olur.

C Vitaminin Görevleri Nelerdir?

  • Vücudun tamamında dokuların büyümesi ve onarımı için C vitamini gereklidir.
  • Deriyi, tendonları, bağları ve kan damarlarını yapmak için kullanılan önemli bir protein olan kollajeni oluşturur.
  • Demir emilimine yardımcı olur.
  • C vitamini antioksidan bir vitamindir. Antioksidanlar, serbest radikallerin neden olduğu hasarı engellemektedir. Zamanla serbest radikallerin birikmesi, yaşlanma sürecinden büyük oranda sorumludur. Serbest radikaller kanserde, kalp hastalığında ve artrit gibi durumlarda rol oynayabilir.
  • Meyve ve sebzelerden C vitamini alımının yüksek olduğu insanların, akciğer, meme ve kolon kanseri gibi birçok kanser türüne yakalanma riski daha düşük olabilir. Bununla birlikte, C vitamini takviyeleri, diğer antioksidanlar olsun veya olmasın, insanların kansere yakalanmasını engelleyemez.
  • Yüksek dozda C vitamini almanın kanser tedavisi için faydalı olup olmadığı net değildir. C vitamininin etkileri, hastaya nasıl verildiğine bağlı olarak değişmektedir. C vitamininin oral dozları, enjeksiyon yoluyla verilen intravenöz dozlar kadar C vitamini düzeylerini yükseltemez. Hayvanlar ve test tüplerindeki birkaç çalışma, yüksek C vitamini düzeylerinin tümörleri küçültebildiğini göstermektedir. Ancak, yüksek doz intravenöz C vitamininin insanlarda kanser tedavisine olup olmadığını belirlemek için daha fazla araştırmaya ihtiyaç vardır.
  • C vitamini diyet takviyeleri ve diğer antioksidanlar kanser için kemoterapi ve radyasyon tedavisi ile etkileşime girebilir. Kanser tedavisi gören insanlar özellikle yüksek dozlarda C vitamini veya diğer antioksidan takviyeleri almadan önce doktorlarıyla konuşmalıdır.
  • Meyve ve sebze tüketimi yüksek olan kişiler kardiyovasküler hastalıklar açısından daha az risk altındadır.
  • Araştırmacılar, bu besinlerin antioksidan içeriğinin, bu ilişkiden kısmen sorumlu olabileceğini belirtmektedir çünkü oksidatif hasar, kardiyovasküler hastalıkların ana nedenidir.
  • Yaşa bağlı maküler dejenerasyon AMD ve katarakt yaşlı kişilerde önde gelen görme kaybı nedenleri arasında yer almaktadır. Araştırmacılar, C vitamini ve diğer antioksidanların AMD riskini etkilediğinin kesin olmadığını bildirmektedir. Bununla birlikte, C vitamininin diğer besinlerle birlikte kullanılmasının AMD ilerlemesinin yavaşlamasına yardımcı olabileceği düşünülmektedir.
  • AMD olan ve AMD geliştirme riski yüksek olan yaşlı kişilerde yapılan büyük bir çalışmada, günlük olarak 500 mg C vitamini, 80 mg çinko, 400 IU E vitamini, 15 mg beta-karoten ve 2 mg bakır içeren diyet takviyesini yaklaşık 6 yıl süreyle almış olanlar AMD gelişme olasılığının daha düşük olduğu bulunmuştur.
  • Bazı çalışmalar besinlerle daha fazla C vitamini alan kişilerin katarakt olma riskinin daha düşük olduğunu göstermektedir. Ancak bu ilişkiyi açıklığa kavuşturmak ve C vitamini takviyelerinin katarakt olma riskini etkileyip etkilemediğini belirlemek için daha fazla araştırmaya ihtiyaç vardır.

C Vitamini Eksikliğinin Belirtileri Nelerdir?

Gelişmiş ülkelerde C vitamini eksikliği görülmesi yaygın değildir. C vitamini eksikliğinin bilinen en yaygın durumu skorbüttür. Skorbüt, iltihaplı dişeti, peteşi, perifoliküler kanamalar, yara iyileşmesinde gecikme, hiperkeratoz, anormallikler ile karakterizedir.

Bebeklerde kemikleşme ve kemik büyümesinde defektler oluşabilir. Sigara kullanımı, lökosit ve plazma C vitamini seviyelerini düşürür.

C Vitamini Gereksinimi Ne Kadardır?

Çoğu insan yeterli ve dengeli bir diyetle yeterli düzeyde C vitamini alabilir. Sigara içiyorsanız günde fazladan 35 miligramda C vitamini alınması gerekir.

Alınması Gereken Miktar (mg/gün) Üst Sınır (mg/gün)
Erkekler- 19 yaş ve üstü 90 2000
Kadınlar- 19 yaş ve üstü 75 2000
Hamile kadınlar- 19 yaş ve üstü 85 2000
Emziren kadınlar- 19 yaş ve üstü 120 2000

C Vitamininin Besin Kaynakları Nelerdir?

C vitamininin en iyi kaynakları sebze ve meyvelerdir.

Besinler İçerdiği Miktar (mg/100 gr)
Yeşil sivribiber (çiğ) 100
Domates 23
Çilek 70
Portakal 50
Patates (haşlanmış) 16
Mandalina 30
Limon 50

C Vitamini Takviyeleri

C vitamini tek başına veya diğer besin ögeleri ile birlikte takviyelerde kullanılabilir. Diyet takviyelerindeki C vitamini genellikle askorbik asit biçimindedir, ancak bazı takviyeleri sodyum askorbat, kalsiyum askorbat, diğer mineral askorbatlar ve biyoflavonoidli askorbik asit gibi başka formlara sahiptir. 

C Vitamini Toksisitesi

C vitaminin aşırı düzeyde alımı ishale, mide bulantısına ve mide kramplarına neden olabilir. Vücudun çok fazla demir depolamasına neden olan hemokromatoz adı verilen bir durumda, yüksek dozda C vitamini aşırı demir yükünü kötüleştirebilir ve vücut dokularına zarar verebilir. Böyle bir durumda C vitamini takviyeleri almadan önce doktorla konuşulmalıdırlar.

D Vitamini

D vitamini yağda çözünen bir vitamindir. Ana yapısı kolekalsiferol olan bir grup sterol bileşiğidir (D3 vitamini). Kolekalsiferol UVB ışınları sonucu 7-dehidrokolesterol (provitamin D3) ‘ten ciltte oluşur. Karaciğer ve böbrekte sırasıyla 25 ve 1 pozisyonda hidroksilazyon meydana gelmektedir. 1,25 dihidroksi D vitamininin en biyoaktif formudur.

D Vitamini Nedir? D Vitamini Hangi Besinlerde Bulunur? başlıklı ayrıntılı araştırmamıza mutlaka göz atın.

Diyette yeterli D vitamini almak önemlidir, çünkü vücudun güçlü kemikler ve dişler için kalsiyum ve fosforun emilmesine ve kullanılmasına yardımcı olur. D vitamininin sinir, kas ve bağışıklık sistemlerinde de bir rolü vardır.

D Vitamini üç şekilde alınabilmektedir: Deri yoluyla, diyetten ve vitamin takviyelerinden. Vücut güneş ışığına maruz kaldıktan sonra doğal olarak D vitamini oluşturur. Bununla birlikte, çok fazla güneşe maruz kalmak cilt yaşlanmasına ve cilt kanserine yol açabilir.

D Vitamininin Görevleri Nelerdir?

  • D vitamini vücutta kalsiyum emilimine yardımcı olur. Kalsiyum ve fosfat normal kemik oluşumu için sahip olunması gereken iki mineraldir. Çocuklukta, kemik üretimi için bu mineraller kullanılır. Yeterli kalsiyum alınmaması veya diyetteki kalsiyum yeterli miktarda emilememesi halinde, kemik üretimi ve kemik dokuları zarar görebilir.
  • Multipl skleroz ve kolorektal kanser gibi belirli kanser türlerinin ortaya çıkma riskini azaltmaya yardımcı olabilir, ancak bu etkisi hala araştırılmaktadır.
  • Hem vitamin D3 (700-800 IU / gün) hem de kalsiyum (500-1,200 mg / gün) takviyelerinin, 62-85 yaşlarındaki yaşlı insanlarda kemik kaybı ve kırılma riskini azalttığı gösterilmiştir. Erkekler ve kadınlar, osteoporozu önlemek ya da tedavi etmek için genel bir planın bir parçası olarak sağlık personelleriyle D vitamini (ve kalsiyum) ihtiyaçları hakkında konuşmalıdır.

Yeterince D Vitamini Alınmamasının Sonuçları Nelerdir?

D vitamini eksikliği, erişkinlerde osteoporoz, osteomalazi veya rikets, çocuklarda raşitizm gibi kemik hastalıklarına yol açabilir. Osteomalazi yetişkinlerde matriksin mineralizasyonunun oluşumu sırasında meydana gelen bozukluk ve azalmış kemik dansitesi ile karakterize bir hastalıktır. Kemik deformitesi ve patolojik kırıklar ortaya çıkar. D vitamini eksikliğinde azalmış serum kalsiyum ve fosfat konsantrasyonları oluşabilir.

D Vitamini Eksikliği İçin Kimler Risk Altındadır?

  • Anne sütü ile beslenen bebekler; çünkü anne sütü D vitamininin zayıf bir kaynağıdır. Anne sütü ile beslenen bebeklere her gün 400 IU D vitamini takviyesi verilmelidir
  • Yaşlı yetişkinler, çünkü cildinin güneş ışığına maruz kaldığında etkili D vitamini yapamaması ve böbreklerde D vitamininin aktif formuna dönüştürebilesinde azalma meydana gelir.
  • Koyu tenli insanlar, çünkü koyu renk cildin güneşten D vitamini üretme yeteneği daha kısıtlıdır.
  • Crohn hastalığı veya çölyak hastalığı gibi rahatsızlıkları olan bireyler
  • Obez bireyler, çünkü vücut yağları vitamin D’ye bağlanarak plazmada yükselmesini önler.

D Vitamini Gereksinimi Ne Kadardır?

Alınması Gereken Miktar (IU/gün) Üst Sınır (mg/gün)
Erkekler ve Kadınlar- 19-50 yaş 600 4000
Erkekler ve Kadınlar- 51-70 yaş 600 4000
Erkekler ve Kadınlar- 70 yaş ve üstü 800 4000
Hamile ve Emziren Kadınlar- 19 yaş ve üstü 600 4000

D Vitamininin Besin Kaynakları Nelerdir?

D vitamini, çoğu tüketilen besinde doğal olarak bulunmaz. D vitamini açısından zengin besinler arasında yumurta sarısı, tuzlu su balıkları ve karaciğer bulunur. Süt ve tahıl gibi diğer bazı besinler genellikle D vitamini ile zenginleştirilirler.

D Vitamini Takviyeleri

D vitamini, vitamin takviyelerinde ve takviye edilmiş besinlerde iki farklı şekilde bulunur: D2 (ergokalsiferol) ve D3 (kolekalsiferol). Her ikisi de kandaki D vitamini miktarını arttırır.

D Vitamini Toksisitesi

D vitamininin aşırı miktarda alınması bağırsaklarda çok fazla kalsiyum emilmesine neden olabilir. Bu da kanda yüksek seviyelerde kalsiyuma neden olabilir. Yüksek kan kalsiyumu aşağıdakilere yol açabilir:

  • Kalp ve akciğerler gibi yumuşak dokularda kalsiyum birikimi
  • Böbrek taşı
  • Mide bulantısı, kusma, kabızlık, iştahsızlık, halsizlik ve ağırlık kaybı

E Vitamini

E vitamini iki ana türü tokoferol ve tokotrienol olmak üzere sekiz farklı türe ayrılır. Şu anda, insanlarda biyolojik olarak aktif olduğu düşünülen tek diyet formu α-tokoferol’dur. Lipofilik ortamlarda, özellikle hücre zarlarında serbest radikallerin neden olduğu hasardan hücrelerin korunmasına yardımcı olan bir antioksidan görevi görmektedir.

E Vitamininin Görevleri Nelerdir?

  • E vitamini, bağışıklık fonksiyonunu iyileştirebilen yağda çözünen bir vitamindir.
  • Hücreleri serbest radikallerin zararlarına karşı koruyan bir antioksidandır.
  • Vücudun bağışıklık sistemini virüslere ve bakterilere karşı güçlü tutmaya yardımcı olmak için E vitaminine ihtiyacı vardır.
  • E vitamini de kırmızı kan hücrelerinin oluşumunda önemlidir ve vücudun K vitaminini kullanmasına yardımcı olur. Aynı zamanda kan damarlarını genişletmeye ve kanın içinde pıhtılaşmaya devam etmesine yardımcı olur.
  • Hücreler birbirleriyle etkileşime geçmek için E vitamini kullanır ve birçok önemli işlevi yerine getirir.
  • E vitamininin kanseri, kalp hastalığını, demansı, karaciğer hastalığını ve inmeyi önleyip önleyemeyeceği hala daha fazla araştırma gerektirmektedir.
  • Orta yaşlı erkek ve kadınları 7 ya da daha fazla yıldır izleyen iki çalışma, ekstra E vitamininin (ortalama 300-400 IU / gün) herhangi bir kanser türünden korumadığını bulmuştur.
  • Bununla birlikte, bir çalışmada, 10 yıl veya daha fazla E vitamini takviyesi kullanımı ve mesane kanserinden daha düşük ölüm riski arasında bir bağlantı olduğu bulunmuştur.
  • E vitamini takviyesi ve diğer antioksidanlar kemoterapi ve radyasyon tedavisi ile etkileşime girebilir. Bu tedavileri alan hastalar, özellikle yüksek dozlarda E vitamini veya başka antioksidan takviyesi almadan önce doktor veya onkologla konuşmalıdır.

E Vitamini Eksikliğinin Belirtileri Nelerdir?

Sağlıklı insanlarda E vitamini eksikliği çok nadirdir. Eksikliği genellikle yağların uygun şekilde sindirilemediği veya emilemediği bazı hastalıklarla bağlantılıdır. Örnek olarak Crohn hastalığı, kistik fibroz ve A-β-lipoproteinemi gibi bazı nadir genetik hastalıklar sayılabilir. E vitamini, sindirim sistemi için onu emmesi için biraz yağa ihtiyaç duyar. E vitamini eksikliği, kol ve bacaklarda his kaybı, vücut hareket kontrolünün kaybı, kas zayıflığı ve görme problemleri ile sonuçlanan sinir ve kas hasarına neden olabilir. Diğer bir eksiklik belirtisi ise zayıflamış bir bağışıklık sistemidir.

E Vitamini Gereksinimi Ne Kadardır?

Alınması Gereken Miktar (mg/gün) Üst Sınır (mg/gün)
19 yaş ve üzeri Erkek ve Kadınlar 15 1000
Hamile kadınlar 19 yaş ve üzeri 15 1000
Emziren kadınlar 19 yaş ve üzeri 15 1000

E Vitamininin Besin Kaynakları Nelerdir?

E vitamini, esas olarak margarin, bitkisel yağ, buğday tohumu, fındık, fıstık ezmesi ve tohum gibi yağ içeren besinlerde bulunur.

Besinler İçerdiği Miktar (mg/100 gr)
Soya yağı 130-140
Diğer bitkisel yağlar 80-100
Fındık, ceviz, badem 25-30
Buğday özü 14-15
Tereyağı 2-3

E Vitamini Takviyesi

E vitamini takviyeleri farklı miktarlarda ve şekillerde bulunmaktadır. Çoğu günde bir kez uygulanan multivitamin-mineral takviyeleri yaklaşık 30 IU E vitamini sağlarken, sadece E vitamini takviyeleri genellikle hap başına 100 ila 1.000 IU içerir. Sadece E vitamini içeren takviyelerdeki dozlar, önerilen miktarlardan çok daha yüksektir.

E vitamini tek bir madde gibi görünse de, aslında alfa-tokoferol de dahil olmak üzere besinlerdeki sekiz bileşiğin adıdır. Her formun vücutta farklı bir gücü veya aktivite seviyesi vardır. Doğal (besin) kaynaklardan elde edilen E vitamini, besin ambalajı ve takviye etiketlerinde yaygın olarak “d-alfa-tokoferol” olarak listelenir. Sentetik E vitamini yaygın olarak “dl-alfa-tokoferol” olarak listelenmiştir. Doğal formu daha güçlüdür. Örneğin, 100 IU doğal E vitamini, sentetik formun yaklaşık 150 IU’suna eşittir.

E Vitamini Toksisitesi

Bir kişinin doğal kaynaklarla E vitamininde doz aşımı yapması olasılığı çok düşüktür. Doz aşımı yapan çoğu insan, E vitamini takviyesi aldığından dolayı meydana gelmiştir. Yüksek dozda E vitamini takviyesi, kanama ve beyinde ciddi kanama riskini artırabilir. Yüksek E vitamini seviyeleri de doğum kusurları riskini artırabilmektedir.

K Vitamini

Benzer biyolojik aktiviteye sahip bir naftokinon bileşikleri ailesidir. K vitamininin çeşitli türleri vardır. En yaygın iki grup: bitkisel kaynaklarda bulunan K-1 vitamini ve hayvansal kaynaklarda bulunan K-2 vitaminidir. Sentetik türleri de mevcuttur.

K Vitamininin Görevleri Nelerdir?

  • Yağda eriyen bir vitaminlerden biri olan K vitamininin, vücuttaki temel rolü kanın pıhtılaşmasıdır. K vitamini olmadan kanda pıhtılaşma gerçekleşmemektedir.
  • Bununla birlikte, K vitamini kalp hastalığı riskini azaltmaya ve kandaki kalsiyum birikimini azaltmaya da yardımcı olabilir.
  • Bazı çalışmalar K vitamininin yaşlı yetişkinlerde kemiklerin korunmasına yardımcı olduğunu ileri sürmektedir.

K Vitamini Eksikliğinin Belirtileri Nelerdir?

K vitamini eksikliği çok nadir görülmektedir. Vücut tarafından bağırsakta düzgün bir şekilde emilimin gerçekleşmediği durumlarda ortaya çıkmaktadır. Antibiyotiklerle uzun süreli tedaviden sonra da ortaya çıkabilir. K vitamini eksikliği olan kişilerde, morarma ve kanama olasılığı daha yüksektir. Kırıklara yol açabilecek kemik yoğunluğunun azalması ve ostoporoz riski bulunmaktadır.

K Vitamini Eksikliği İçin Kimler Risk Altındadır?

  • Doğumda K vitamini enjeksiyonu yapılmayan yeni doğanlar
  • Kistik fibrozis, çölyak, ülseratif kolit ve kısa barsak sendromu gibi vücutta emilen K vitamini miktarını azaltan hastalıklara sahip bireyler
  • Bariatrik cerrahi operasyonu olan kişiler

K Vitamini Gereksinimi Ne Kadardır?

Alınması Gereken Miktar (mcg/gün) Üst Sınır (mcg/gün)
14-18 yaş arası erkekler ve kadınlar 75
19 yaş ve üzeri kadınlar 90
19 yaş ve üzeri erkekler 120
Hamile kadınlar 19 yaş ve üzeri 90
Emziren kadınlar 19 yaş ve üzeri 90

K Vitamininin Besin Kaynakları Nelerdir?

K vitamini birçok besinde bulunur: Ispanak, brokoli ve marul gibi yeşil yapraklı sebzeler, yaban mersini ve incir gibi bazı meyveler, et, peynir, yumurta ve soya fasulyesi. Aşağıda birkaç besin için K vitamini miktarları verilmiştir:

Besinler Porsiyon Miktarı İçerdiği Miktar (mcg)
Ispanak (çiğ) 1 su bardağı 145-181
Brokoli (haşlanmış) ½ su bardağı 110-138
Yaban mersini ½ su bardağı 14-18
Yumurta (haşlanmış) 1 büyük boy 4-5

K Vitamini Takviyesi

Vitamin K multivitamin / multimineral takviyelerinde bulunur. K vitamini, tek başına veya kalsiyum, magnezyum, D vitamini ile birlikte bulunduğu takviyeler de mevcuttur.

K Vitamini Toksisitesi

Hızlı intravenöz K1 infüzyonu dispne, kızarıklık ve kardiyovasküler şok ile ilişkilidir. Provitamin olan menadion, aşırı miktarda alınması hamile kadınların bebeklerinde hemolitik anemi, hiperbilirubinemi ve kernikterus görülmesiyle sonuçlanabilir.

Bazı ilaçlar, özellikle Warfarin (Coumadin) ile etkileşime girebilir. Kan sulandırıcı ilaçlar (antikoagülan / antiplatelet ilaçlar gibi) alınıyorsa K vitamininden zengin besinlerin sınırlanması gerekebilmektedir. Bireyler K vitamini içeren besinlerin bu ilaçların çalışmasını nasıl etkileyebileceğini bilmelidir. Bu konuda bir diyetisyene danışarak bu tür ilaçlar tüketirken hangi K vitamini içeren besinlerin tüketilmemesi gerektiği öğrenilmelidir.

Sonuç

Sonuç olarak vitaminler vücudun normal büyümesi ve gelişmesi, tüm vücut  fonksiyonların yerine getirilmesi için gereken besin ögeleridir. Yukarıda bahsedilen vitaminlerin her biri vücutta önemli bir işleve sahiptir. Belirli bir vitamininin yeteri kadar alınmaması durumunda, vitamin eksikliği oluşur ve bu da sağlık sorunlarına neden olabilmektedir.

Beslenmeye ilişkin hastalıklar ve sağlık riskleri giderek artmaktadır. Bu risklerden korunmak için başta gelen önlemlerden biri de, sağlıklı ve bilinçli beslenmektir. Diyetisyenlerin sadece herhangi bir sağlık problemi olduğunda başvurulacak kişiler olmadığı, sağlığın korunması için de başvurulacak kişiler oldukları unutulmamalıdır. Yeterli meyve, sebze, fasulye, mercimek, tam tahıl ve süt ve süt ürünleri tüketmek; kalp hastalığı, kanser ve osteoporoz dahil olmak üzere çeşitli sağlık sorunları için riskleri azaltacaktır.

Vitaminler öncelikle bol miktarda meyve ve sebze içeren dengeli ve çeşitli diyetlerden karşılanmalıdır. Bununla birlikte, bazı durumlarda, takviye edilmiş gıdalar ve besin takviyeleri uygun olabilir. Sağlık sorunları ortaya çıkabileceğinden, takviye alanların belirtilen maksimum dozu geçmemesine dikkat etmelidir. Bazı ilaçlar da vitamin takviyeleri ile etkileşime girebilir, bu yüzden takviyeleri kullanmadan önce sağlık personelinden bilgi almak önemlidir.

Beğenin ve paylaşın, herkes faydalansın!